REİKİ MASTER ÖĞRETMENLİĞİ VE ETİK SORUMLULUKLAR

Reiki Master’ın Etik Sorumlulukları

Bir Reiki Master olmak, öğrendiği bilgiyi başkalarına aktarmaya başladığı anda biten bir süreç değil. Aslında o noktadan sonra insan, taşıdığı bilginin kendisinden çok, onu nasıl taşıdığı üzerine daha fazla düşünmeye başlıyor. Çünkü karşındaki kişi sana yalnızca bir şey öğrenmek için gelmeyebiliyor; kimi zaman sorularını, tereddütlerini, yaşadıklarını ve kendisiyle ilgili çok özel alanları da açabiliyor. Böyle bir yerde bilgiyi bilmek kadar, o güveni nasıl taşıdığımız da önem kazanıyor.

Ben etik sorumluluğu biraz buradan görüyorum. Ne kadar bildiğimiz elbette önemli ama bildiğimiz şeyle nasıl ilişki kurduğumuz, onu nasıl aktardığımız ve karşımızdaki insanın kendi yoluna ne kadar alan bırakabildiğimiz de öğretmenliğin bir parçası.

Bilgiyi nasıl taşıdığımız da bilginin bir parçası

Bir şeyi bilmek başka, onu bir başkasına aktarırken kendi sınırlarını bilmek başka. Özellikle spiritüel çalışmalarda insan, kendi deneyimini fark etmeden genel bir doğru gibi anlatmaya başlayabiliyor. Oysa “Ben böyle deneyimledim” demekle “Böyle olması gerekir” demek arasında önemli bir fark var.

Bir öğrencinin yaşadığı her şeyi hemen açıklamak ya da ona bir anlam vermek zorunda değiliz. Bazen sadece dinlemek, anlattığı şeyin onun için ne ifade ettiğini kendisinin fark etmesine izin vermek daha doğru olabiliyor. Bilmediğimiz bir konuda “Bilmiyorum” diyebilmek de öğretmenliğin eksik tarafı değil; aksine, güveni koruyan taraflarından biri.

Öğrencinin kendi yoluna saygı göstermek

Her öğrenci aynı yerden gelmiyor ve bu yolla kurduğu ilişki de birbirinin aynısı olmuyor. Kiminin ilgisi uygulamaya, kimininki içsel farkındalığa, bir başkasınınki ise günlük yaşamında kendisini daha iyi anlamaya yönelebiliyor. Biz kendi deneyimimizi ölçü kabul edip öğrenciyi aynı yere getirmeye çalıştığımızda, onun kendi yolunu duymasını zorlaştırabiliriz.

Öğrencinin yerine karar vermek öğretmenin işi değil. Bazen yanında durmak, anlattığını dinlemek ve kendi cevabını bulması için ona biraz alan ve zaman tanımak yeterli oluyor. Bir insanın zaman içinde her cevabı öğretmeninde aramak yerine kendi deneyimine ve kendi iç sesine daha fazla güvenebilmesi, bana göre öğretmenlik ilişkisinin sağlıklı ilerlediğini gösteren güzel bir işaret.

Güven varsa sınır da olmalı

Bir öğrencinin sana güvenmesi çok kıymetli ama bu güven, aradaki sınırların ortadan kalkması anlamına gelmiyor. Hatta güven arttıkça sınırların daha fazla gözetilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kişinin istemediği bir temasta bulunmamak, özel hayatına dair paylaşımlarını kendi yorumlarımız için kullanmamak ve öğretmenlik ilişkisini başka bir yere taşımamak burada temel meselelerden.

Bazen bir Master’ın yapabileceği en doğru şey, öğrencisi tarafından kendisine açılan alanın tamamına girmemeyi bilmektir. Her şeyi bilmek, her şeye müdahale etmek ya da öğrencinin hayatında giderek daha büyük bir yer kaplamak öğretmenliğin ölçüsü değil. Öğrenci bize güvenebilir ama hayatının sorumluluğu yine kendisine ait kalmalı.

Mahremiyet güvenin sessiz tarafıdır

Bir öğrenci eğitim sırasında ya da bir uygulama sonrasında hayatının çok özel bir bölümünü anlatabilir. Böyle bir paylaşım, daha sonra başka bir ortamda kullanılabilecek sıradan bir bilgi gibi görülmemeli. Bize anlatılanları izni olmadan başkalarına aktarmamak, başka öğrencilerle konuşmamak ve özel bir deneyimi kendi anlatımızı güçlendirmek için kullanmamak bu güvenin doğal bir parçası.

Bize anlatılan her şeyi bir gün başka bir yerde örnek olarak anlatmak zorunda değiliz. Bazen bir öğrencinin bize açtığı şeyi sadece kendisine ait olarak bırakmak, yapılabilecek en doğru şey oluyor.

Umut vermek başka, vaat etmek başka

Reiki deneyiminin herkes için aynı şekilde ilerleyeceğini söylemek mümkün değil. Bu yüzden kendi gözlemlerimizi ve deneyimlerimizi paylaşmak başka, karşımızdaki kişiye belirli bir sonuç vaat etmek başka bir şey.

Reiki’nin garanti edemeyeceği bir sonucu kesin olacakmış gibi sunmamak gerekir. Bir insanın umudunu desteklemek, onun adına bir sonuç sözü vermek anlamına gelmiyor. Bu ayrımı korumak hem dürüstlüğün hem de karşımızdaki insanın kendi karar alanına duyduğumuz saygının bir parçası.

Öğrenciyi kendine değil, kendi farkındalığına yaklaştırmak

Masterlıkta üzerinde durduğum konulardan biri de bu. Öğrenci zamanla her sorusunun cevabını öğretmeninde aramaya, kendi deneyimini yalnızca onun yorumuyla anlamlandırmaya başladıysa, burada biraz durup ilişkiye yeniden bakmak gerekiyor.

Ben bir Master’ın öğrencisi üzerindeki etkisini, öğrencinin ona ne kadar bağlandığıyla ölçmüyorum. Daha anlamlı olan, kişinin kendi deneyimine biraz daha güvenmesi, kendi kararlarını verebilmesi ve öğrendiklerini kendi yaşamında özgürce değerlendirebilmesi. Öğretmen yol gösterebilir, deneyimini paylaşabilir, bazen bir kapı açabilir; ama öğrencinin yerine yürüyemez.

Bilgiyi sahiplenmeden aktarmak

Bize ulaşan bir bilgiyi aktarırken, geleneksel olarak öğretilenlerle kendi deneyimimizi birbirine karıştırmamak da önemli. Bir öğreti içinde bize aktarılan bir bilgiyi kendi yorumumuzdan ayırabildiğimizde, öğrencinin neyin aktarım, neyin bizim kişisel anlayışımız olduğunu daha rahat görebilmesini sağlıyoruz.

Bilgiyi sahiplenmek yerine ona iyi bir taşıyıcı olmak bana daha doğru geliyor. Çünkü Masterlık biraz da kendisine ulaşan bilgiyi, kendi egosunun ve kişisel yorumlarının altında ezmeden sonraki kişiye aktarabilme sorumluluğunu taşıyor.

Master’ın kolektife hizmet sorumluluğu

“Kolektife hizmet” Reiki geleneklerinde farklı şekillerde ele alınabiliyor. Ben bunu çok büyük ve gösterişli bir görev olarak düşünmüyorum. Bir öğrencinin kendi yoluna saygı göstermek, gerektiğinde bilmediğini söylemek, bilgiyi çarpıtmadan aktarmak ve bu çalışmayı kendi kişisel gücümüzü göstermek için kullanmamak da hizmetin bir parçası olabilir.

Çünkü öğrendiğimiz şey yalnızca bizimle kalmıyor. Öğrenciler öğrendiklerini başka insanlara taşıyor ve böylece bir aktarım devam ediyor. Bu yüzden Master’ın taşıdığı tutum da en az aktardığı bilgi kadar önemli hâle geliyor.

Master’ın kendi yaşamındaki sorumluluğu

Master olmak kusursuz olmak demek değil. Hepimizin yanıldığı, yeniden düşündüğü ve kendisini gözden geçirdiği zamanlar olabilir. Hatta insanın kendisini tamamlanmış görmemesi, bu yolun canlı kalması açısından bana daha anlamlı geliyor.

Kendi eksiklerimizi fark edebilmek, gerektiğinde geri adım atabilmek ve öğrendiklerimizi kendi hayatımızda da sorgulamaya devam etmek öğretmenliğin dışında bir şey değil. Tam tersine, anlattığımız şeylerin kendi yaşamımızda nasıl karşılık bulduğuna bakmak da bu yolun bir parçası.

Etik, bir kurallar setinden çok daha fazlasıdır

Etik sorumluluğu yalnızca yapılacaklar ve yapılmayacaklar listesine koyduğumuzda, işin insana dokunan tarafı biraz geride kalıyor. Çünkü her öğrenci aynı değil, her karşılaşma da aynı değil. Bazen konuşmak, bazen yalnızca dinlemek, bazen bir sınır koymak, bazen de kişinin kendi cevabını bulmasına izin vermek gerekiyor.

Benim için Masterlıkta etik tam da bu farkındalıkta başlıyor. Sahip olduğumuz bilgiyi, deneyimi ve bize duyulan güveni nasıl kullandığımızı zaman zaman kendimize sormamız gerekiyor. Kendimizi öğrencinin üzerinde değil, onun yolculuğuna eşlik eden bir yerde tutabildiğimizde, öğretmenlik başka bir anlam kazanıyor.

Sonunda mesele yalnızca ne öğrettiğimiz değil, karşımızdaki insanın bizimle yaptığı çalışmadan sonra kendi yoluna nasıl devam ettiği. Eğer bir öğrenci yanımızdan ayrıldığında kendisine, kendi deneyimine ve kendi kararlarına biraz daha güvenebiliyorsa, sanırım bilgiyi olması gereken yerden taşımaya başlamışız demektir. Benim için etik sorumluluğun en sade karşılığı da burada duruyor: Bize emanet edilen güveni, hiçbir zaman kendi gücümüzün kanıtına dönüştürmemek.

»»» Bir sonraki makalemde “Reiki Sembollerinin Anlamları” ve kullanım alanlarına biraz daha yakından bakacağız. Sembollerle çalışmak Reiki pratiğinde bize neler kazandırabilir, hangi alanlarda hayatımıza eşlik edebilir? Sembollerin dünyasına yaklaştıkça, Reiki pratiğinde daha önce fark etmediğiniz bazı kapılar aralanacak. Gelin bu kapılardan birlikte geçelim.

Sevgiyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir