REİKİ 2. SEVİYE

Reiki 2. Seviye: Sembollerle Derinleşen Reiki Yolculuğu

Reiki’nin birinci seviyesiyle birlikte insanın hayatında küçük ama önemli bir değişiklik başlıyor. Ellerimizi bedenimize koyuyor, bir süre sessiz kalıyor ve zaman içinde Reiki’yi yalnızca öğrenilen bir bilgi olmaktan çıkarıp kendi deneyimimiz üzerinden tanımaya başlıyoruz. Kimi zaman ellerde bir sıcaklık, hafif bir karıncalanma hissediliyor; kimi zaman beden gevşiyor, zihin sakinleşiyor, kimi zaman da hiçbir özel duyum yaşamadan yalnızca kendimize ayırdığımız o birkaç dakikanın iyi geldiğini fark ediyoruz. Yıllar içinde yaptığım uygulamalarda ve eğitimlerde benim anladığım, Reiki’yi anlatmanın en güzel yolunun, insanın onu kendi deneyimiyle tanımasına izin vermek olduğu.

Reiki 2’ye geldiğimizde bu deneyimin içine başka bir katman ekleniyor: Semboller.

Sembollerle birlikte Reiki uygulaması, öğretinin kendi anlayışı içinde zaman ve mekân kavramlarının da işin içine girdiği daha farklı bir çalışma alanına doğru genişliyor. İlk kez duyulduğunda bunun merak uyandırması çok doğal. Yanımızda olmayan birine nasıl Reiki uygulayabiliriz? Geçmişte yaşadığımız bir olay üzerine çalışma yapmak ne anlama gelir? Bir sembol, uygulamanın kendisine ne katıyor?

Reiki 2 benim için tam da bu soruların başladığı, Reiki’yi yalnızca uygulamakla kalmayıp onunla kurduğumuz ilişkiye biraz daha yakından baktığımız bir dönem.

Sembollerle Tanışmak

Reiki 2 eğitimlerinde sembollerle karşılaşmak, öğrenciler açısından genellikle heyecan verici bir aşama oluyor. İlk anda sembolün şekli, nasıl çizileceği, nerede kullanılacağı gibi teknik ayrıntılar daha fazla dikkat çekiyor. Bu çok anlaşılır; yeni bir şey öğreniyoruz ve onu doğru yapmak istiyoruz. Fakat uygulamalar ilerledikçe sembolün kendisinden çok, uygulama sırasında dikkatimizi nereye yönelttiğimiz önem kazanmaya başlıyor.

Yaygın olarak kullanılan Usui Reiki temelli bazı sistemlerde Reiki 2 ile birlikte Cho Ku Rei, Sei He Ki ve Hon Sha Ze Sho Nen sembolleri öğretiliyor. Reiki ekollerine ve öğretim çizgilerine göre sembollerin sayısı, isimleri ve kullanım biçimleri değişebildiği için burada tek bir yöntemin bütün Reiki sistemleri için geçerli olduğunu düşünmemek gerekiyor.

Cho Ku Rei çoğunlukla güç, yoğunluk ve odaklanmayla ilişkilendirilirken, Sei He Ki daha çok duygusal ve zihinsel süreçlerle birlikte ele alınıyor. Hon Sha Ze Sho Nen ise özellikle uzaktan Reiki uygulamalarıyla anılıyor. Fakat yıllar içinde sembollerle çalıştıkça benim dikkatimi çeken şey, sembollerin yalnızca birer şekil olarak öğrenilmesinin uygulamayı derinleştirmeye yetmediği oldu. Asıl değişim, sembolü neden kullandığımızı ve uygulama sırasında dikkatimizi nereye verdiğimizi anlamaya başladığımızda ortaya çıkıyor.

Bu nedenle Reiki 2’yi yalnızca “üç sembol daha öğrenmek” olarak görmüyorum. Semboller burada birer araç; asıl mesele, uygulayıcının kendi pratiğinde daha bilinçli ve daha dikkatli hâle gelmesi.

Reiki Uzaklara Nasıl Ulaşır?

Reiki 2 denildiğinde öğrencilerden en sık duyduğum sorulardan biri uzaktan Reiki ile ilgili oluyor. Aynı odada bulunmadığımız bir kişiye nasıl uygulama yapabiliriz?

Reiki öğretisinin bu konudaki yaklaşımı, fiziksel mesafeyi uygulamanın önünde zorunlu bir sınır olarak görmemek üzerine kuruludur. Hon Sha Ze Sho Nen sembolü de bu anlayış içinde uzaktan uygulamalarında kullanılır. Burada önemli olan, bunu bilimsel olarak kanıtlanmış bir enerji aktarımı gibi anlatmamak; Reiki geleneğinin ve uygulamasının kendi yaklaşımı içinde değerlendirmektir.

Kendi uygulamalarımda uzaktan Reiki konusu ilk anlatıldığında insanların zihninde doğal olarak pek çok soru oluştuğunu görüyorum. Çünkü günlük hayatta birine yardımcı olmak için onun yanında olmaya alışığız. Reiki 2 ise bize farklı bir çalışma biçimi öneriyor: fiziksel yakınlığın olmadığı bir durumda da kişiye yönelik bir uygulama yapmayı denemek.

Ben bu çalışmayı hiçbir zaman “uzaktan bir şey gönderiyorum” düşüncesine indirgemedim. Benim için burada daha önemli olan, kişinin kendisine, yaşadığı sürece ya da üzerinde çalışmak istediği konuya bütün dikkatini vermesi ve uygulamayı bilinçli bir şekilde gerçekleştirmesi. Reiki’nin kendi öğretisi içinde bunun enerji çalışması olarak açıklanan başka bir boyutu var; fakat uygulayıcı açısından bakıldığında dikkat, niyet ve uygulama disiplini yine işin merkezinde kalıyor.

Geçmişe ve Geleceğe Reiki Uygulamak

Reiki 2 ile birlikte geçmiş ve gelecek üzerine yapılan çalışmalar da gündeme geliyor. Bu konu ilk duyulduğunda kulağa oldukça sıra dışı gelebiliyor. Geçmişte yaşanmış bir olay bugün hâlâ bizi etkiliyorsa, o deneyime Reiki uygulamak ne anlama geliyor?

Ben geçmişe yönelik çalışmaları hiçbir zaman “geçmişi değiştirmek” şeklinde düşünmedim. Geçmişte olanı değiştiremeyiz; fakat o deneyimin bugün içimizde bıraktığı duygulara, düşüncelere ve bedenimizdeki karşılıklarına farklı bir yerden bakabiliriz. Yıllar içinde bununla çalışırken benim için anlamlı olan taraf da hep burası oldu.

Bazen geçmişte yaşadığımız bir olayın kendisinden çok, o olayla ilgili bugün taşıdığımız duygu bizi yormaya devam ediyor. Uygulama sırasında geçmişi yeniden yazmak yerine, o deneyime biraz daha sakin bir yerden bakabilmek mümkün olduğunda kişinin kendi içindeki ilişkisinin de değişebildiğini gözlemliyorum.

Benzer şekilde bazı Reiki öğretilerinde geleceğe yönelik çalışmalar da ele alınıyor. Buradaki yaklaşımı geleceği değiştirmek ya da olacakları kontrol etmek şeklinde anlamıyorum. Daha çok, henüz yaşanmamış bir sürece dair taşıdığımız kaygı, beklenti veya belirsizlikle çalışmak; o sürece giderken kendi içimizde daha dengeli bir yerde kalabilmek şeklinde düşünüyorum.

Reiki 2’de Asıl Derinleşen Şey Ne?

Reiki 2’nin insanı bir anda başka birine dönüştürdüğünü düşünmüyorum. Hatta yıllar içinde Reiki ile çalıştıkça bunun tam tersini daha fazla görüyorum. Seviye ilerledikçe insanın kendisini daha özel ya da daha güçlü hissetmesinden çok, kendi iç dünyasına karşı daha dürüst olması önem kazanıyor.

İlk zamanlarda sembolün doğru çizilip çizilmediğine, hangi pozisyonda kullanılacağına ve uygulamanın nasıl yapılacağına daha fazla dikkat ediyoruz. Bunlar elbette öğrenilmesi gereken şeyler. Fakat uygulama deneyimi arttıkça insanın dikkati yavaş yavaş başka bir yere kayıyor: Ben şu anda ne yaşıyorum? Neyi fark ediyorum? Bir duygudan kaçıyor muyum, yoksa onunla biraz kalabiliyor muyum? Bana sorarsanız Reiki 2’nin asıl derinliği burada başlıyor.

Çünkü sembolleri bilmek tek başına bir şeyi değiştirmiyor. Onları nasıl kullandığımız, uygulama sırasında nasıl bir dikkat içinde olduğumuz ve Reiki’yi günlük hayatımızda nasıl taşıdığımız daha önemli hâle geliyor. Bu nedenle Reiki 2’yi Reiki 1’in üzerinde bir “üstünlük” olarak değil, öğrenilen şeylerin içine biraz daha fazla deneyim ve bilinç katılması olarak görüyorum.

Bir öğrencinin Reiki 2’ye hazır olup olmadığını da yalnızca ne kadar bilgi öğrendiğine bakarak değerlendirmiyorum. Bazen insan daha fazla bilgi edinmekten önce elindekini biraz daha deneyimlemeye ihtiyaç duyuyor. Reiki’de ilerlemek benim gözümde bir yarış olmadığı için, seviyeler arasında da böyle bir yarış kurmayı doğru bulmuyorum.

Reiki 2’yi Hayatın İçinde Deneyimlemek

Reiki 2’nin bana göre en güzel taraflarından biri, öğrendiğimiz şeylerin yalnızca seans sırasında kalmaması. Bir süre sonra semboller, uygulamalar ve eğitimde konuşulan konular günlük hayatın içinde de insanın kendisine bakışını etkileyebiliyor.

Bir olay karşısında neden bu kadar yoğun tepki verdiğimizi, belli bir düşüncenin neden tekrar tekrar zihnimize geldiğini ya da bazı duyguların neden kolayca geçmediğini merak etmeye başladığımızda Reiki farklı bir anlam kazanıyor. Burada amaç her duyguyu ortadan kaldırmak değil. Kendi içimizde olup bitene biraz daha yakından bakabilmek.

Kendi pratiğimde zaman içinde en kıymetli bulduğum şeylerden biri de bu oldu. Reiki bana her zaman “bir şeyleri hemen düzeltmem” gerektiğini hatırlatmadı; bazen sadece durup olanı fark etmenin, kendime biraz alan bırakmanın ve yaşadığım şeyle acele etmeden temas etmenin yeterli olduğunu gösterdi.

Reiki 2’nin açtığı alanı bu yüzden yalnızca sembollerle ya da uzak uygulamalarla sınırlamıyorum. Bunlar öğretinin önemli parçaları; fakat zaman içinde onların arkasındaki anlayış daha görünür hâle geliyor. İnsan, Reiki uyguladıkça kendi zihnini, duygularını ve hayata verdiği tepkileri de gözlemlemeye başlıyor.

Belki de Reiki 2’nin benim için en anlamlı tarafı tam olarak burada: Mesafelerin ötesine uzanmayı öğrenirken, sonunda insanın yeniden kendi içine dönmesi.

»»» Bir sonraki makalemde Reiki yolculuğunun en çok merak edilen konularından birine, “Reiki Uyumlaması (İnisiyasyon) Nedir?” sorusuna bakacağız. Uyumlama sırasında ne olur, neden yapılır ve Reiki eğitimindeki yeri nedir; bunları yine sade ve anlaşılır bir dille ele alacağız.

Sevgiyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir